İnternette “Google’ın 200 sıralama faktörü” başlıklı devasa listeler dolaşır. Ben de yıllar önce böyle bir listeyi bu blogda derlemeye başlamıştım. Ama zamanla şunu gördüm: o listelerin yarısı ya spekülasyon ya da artık geçerliliğini yitirmiş bilgi. Bu yazıda tersini yapacağım. Yüzlerce maddelik listeler yerine, kendi sitelerimde ve yönettiğim projelerde gerçekten fark yarattığını gördüğüm faktörleri anlatacağım.

Baştan söyleyeyim: Google algoritmasının tam reçetesini kimse bilmiyor. Ama Google’ın resmi açıklamaları, arama kalitesi dokümanları ve sahadaki deneyim birleşince, neyin önemli olduğu konusunda gayet net bir tablo çıkıyor.

1. İçerik kalitesi: her şeyin temeli

Google’ın son yıllardaki bütün büyük güncellemeleri (Helpful Content, core update’ler) tek bir soruya odaklanıyor: bu içerik insanlar için mi yazılmış, yoksa arama motoru için mi?

  • Arama niyetini karşılamak: Kullanıcı “X nasıl yapılır” diye aradıysa, cevabı ilk paragraflarda vermelisiniz. Lafı dolandıran içerik, geri dönüş (pogo-sticking) sinyaliyle cezalandırılır.
  • Özgünlük ve derinlik: Başka sitelerdeki bilgiyi yeniden yazmak yetmiyor. Kendi deneyiminizi, kendi ekran görüntülerinizi, kendi verilerinizi katmalısınız. E-E-A-T’deki ilk E’nin (Experience) 2022’de eklenmesi tesadüf değil.
  • Güncellik: Konusu gereği tazelik isteyen içerikte (teknoloji, sağlık, mevzuat) eski bilgi hızla sıralama kaybeder. Yayınla ve unut devri bitti.
  • İnce içerikten kaçınmak: 100 kelimelik, soruyu cevaplamayan sayfalar sitenin genel kalite algısını da aşağı çeker. Az sayıda güçlü sayfa, çok sayıda zayıf sayfadan iyidir.

2. Sayfa içi sinyaller: hâlâ işe yarayanlar

  • Title etiketi: On-page tarafın en güçlü tek elemanı. Anahtar kelime başa yakın olsun, 60 karakteri aşmasın, tıklamaya değer bir vaat içersin.
  • Başlık hiyerarşisi (H1-H2-H3): Google içeriğin yapısını buradan okur. Her sayfada tek H1, mantıklı alt başlıklar.
  • URL yapısı: Kısa, okunabilir, anahtar kelimeyi içeren adresler. /p=12734 yerine /google-siralama-faktorleri/.
  • İç bağlantılar: En ucuz ve en ihmal edilen faktör. İlgili yazılarınızı anlamlı anchor text’lerle birbirine bağlayın; hem kullanıcı sitede kalır hem Google konu bütünlüğünüzü görür.
  • Görsel optimizasyonu: Alt metin, sıkıştırılmış dosya boyutu, açıklayıcı dosya adı. Görsel aramadan gelen trafik hâlâ küçümsenecek boyutta değil.

Bir zamanlar liste başı olan bazı maddeler ise artık hükümsüz: meta keywords etiketi yıllardır tamamen yok sayılıyor, anahtar kelime yoğunluğu diye bir hedef metrik yok, alan adında anahtar kelime geçmesinin (EMD) ekstra gücü kalmadı.

3. Teknik sağlık: görünmeyen ama belirleyici

  • Mobil uyumluluk: Google yıllardır mobile-first indexing kullanıyor; sitenizin mobil hali “asıl” haliniz. Masaüstünde harika görünen ama telefonda dağılan site, yarışa geriden başlar.
  • HTTPS: Küçük ama resmi bir sıralama sinyali. Bugün SSL’siz site zaten tarayıcı uyarısıyla ziyaretçi kaybeder.
  • Core Web Vitals: LCP (en büyük içeriğin yüklenme süresi), INP (etkileşime tepki) ve CLS (görsel kayma). Tek başına sıralama garantisi vermez ama rekabetin sıkı olduğu kelimelerde teraziyi oynatır.
  • Taranabilirlik: Robots.txt hataları, kırık linkler, yönlendirme zincirleri, yetim sayfalar. Google sayfanıza ulaşamıyorsa gerisinin hiçbir önemi yok. Search Console’un dizin raporu ilk bakılacak yer.
  • Yapılandırılmış veri: Doğrudan sıralamayı değil, sonuçtaki görünümünüzü etkiler. Zengin sonuç kazanan sayfa daha çok tıklanır; artan CTR de dolaylı kazançtır.

4. Otorite ve backlink: kalite, sayıyı döver

Backlink hâlâ en güçlü sinyallerden biri, ama 2010’ların “ne kadar çok link o kadar iyi” mantığı çoktan öldü.

  • Alakalı kaynaktan gelen tek bir link, alakasız dizin sitelerinden gelen yüzlercesinden değerlidir.
  • Doğal anchor text çeşitliliği önemli; her linkin aynı anahtar kelimeyle gelmesi manipülasyon sinyalidir.
  • Satın alınmış linkler ve PBN’ler risk sarmalıdır; spam güncellemelerinde ağın tamamı değersizleşir, kötü senaryoda manuel ceza gelir.
  • Linki kovalamak yerine hak etmek: Referans verilecek özgün içerik (veri, araç, kapsamlı rehber) üretmek, uzun vadede tek sürdürülebilir link stratejisi.

5. Kullanıcı ve marka sinyalleri

  • Tıklama ve geri dönüş davranışı: Google resmi olarak kabul etmese de, sonuçtan sitenize gelip saniyeler içinde geri dönen kullanıcı kitlesi iyi bir işaret değil. Çözüm yine aynı: niyeti karşılayan içerik.
  • Marka aramaları: İnsanların sitenizi ismiyle araması güçlü bir güven sinyali. İyi içerik ve tutarlılıkla zamanla oluşur.
  • E-E-A-T görünürlüğü: Yazar sayfası, hakkımda sayfası, iletişim bilgileri, varsa sertifika ve referanslar. Kimin yazdığı belli olmayan site, hassas konularda baştan kaybeder. Bu blogdaki hakkımda sayfası tam olarak bu amaçla var.

Peki ya yapay zeka çağı?

ChatGPT ve Google’ın AI özetleri arama alışkanlıklarını değiştiriyor; tıklamasız aramalar artıyor. Ama işin özü değişmiyor: yapay zeka araçları da cevaplarını güvenilir, yapılandırılmış, otoriter kaynaklardan derliyor. Yukarıdaki listeyi düzgün uygulayan bir site, klasik aramada da AI cevaplarında da görünür olur.

Toparlayalım

200 maddelik listelerle boğuşmak yerine şu beş alana odaklanın: niyeti karşılayan özgün içerik, temiz sayfa içi yapı, teknik sağlık, hak edilmiş backlink ve güven veren bir kimlik. Gerisi detay.

SEO kavramlarına yabancıysanız A’dan Z’ye SEO terimleri sözlüğüme göz atın. Sorularınızı ve kendi tecrübelerinizi yorumlarda bekliyorum.

Yorum Bırakın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.